Kök Hücre Tedavisi 1.807 kere okundu.

Kök hücre tedavisi, kişinin kendi dokusundan elde edilen kök hücreler ile yeni ve sağlıklı deri hücrelerinin üretilmesini sağlar.
post

Kök hücre, insan vücudunda var olan temel hücrelerdir. Bu hücreler sağlıklı yeni doku oluşturmaya yardımcı olurlar. Bu sayede kişinin kendi yağ dokusundan elde edilen kök hücreler pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Dermatolojik hastalıklar, estetik cerrahi, kardiyoloji ve ortopedi alanlarında kök hücre tedavisi son zamanlarda yaygın olarak kullanılan bir yöntem haline gelmiştir.

Kök Hücre Tedavisi (Otolog Fibroblast Hücre Tedavisi) Nedir?

Kök hücre; vücuttaki tüm diğer hücrelere dönüşebilen ve kendini yenileyebilen hücrelerdir. Kök hücre tedavisi ile kişinin kendi cildinden üretilen kök hücreler sayesinde, uygulanan bölgede yeni ve sağlıklı deri hücreleri üretilmesi tetiklenir. Böylece yaşlanmanın izleri azaltılabilir ya da daha önceden oluşmuş izler yeni deri hücreleri sentezlenerek giderilebilir.

Kişinin kendi hücrelerinden elde edildiği için alerjik reaksiyon ihtimali çok azdır ve aynı zamanda güvenilir bir yöntemdir. Ancak uzman kişiler tarafından yapılması gereken bir uygulamadır. Bu nedenle mutlaka uzmanlığından emin olunan uygulayıcılar tercih edilmelidir.

Kök Hücre Tedavisi Hangi Durumlar İçin Uygulanabilmektedir?

Otolog fibroblast hücre tedavisi çeşitli sorunların çözümünde kullanılabilen bir tedavi yöntemidir. Uygulanabileceği durumlar aşağıdaki gibidir:

  • Cilt gençleştirme
  • Kırışıklıklar
  • Kapanmayan yaralar
  • Ameliyat izleri
  • Sivilce izleri
  • Yara izleri
  • Çeşitli hastalıklar

Kök Hücre Tedavisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Pek çok hastalığın tedavisinde kök hücre tedavisi uygulanabilmektedir. Özellikle ortopedi, nöroloji, göz ve travmatoloji alanında sıklıkla kök hücre tedavisi kullanılmaktadır. 

Kök hücre tedavisinin başlıca kullanıldığı hastalıklar aşağıdaki gibidir:

  • Kemik iliği kanseri
  • Lenfoma
  • Hodgkin lenfoma
  • Lösemi
  • Plazma hücre hastalıkları
  • Anemi
  • Akdeniz anemisi
  • Kalıtsal metabolik hastalıklar
  • Kalıtsal ve doğumsal kan hastalıkları
  • Kemik iliği yetmezliği
  • Organ kanserleri
  • İmmün yetersizliğe bağlı gelişen hastalıklar

Otolog Fibroblast Hücre Tedavisi Nasıl Yapılır?

İlk olarak kişinin kulağının arkasından punch tarzı deri biyopsisi ile örnek alınır ("deri biyopsisi" yazısını okuyarak bu işlemi öğrenebilirsiniz). Koldan 50 cc kan alınır ve ardından alınan doku ve kandan "fibroblast" denilen derinin kök hücreleri elde edilir. Daha sonra bu hücreler sayısal olarak laboratuvar koşullarında çoğaltılır.

Elde edilen hücreler deriye lokal anestezik krem ile uyuşturulduktan sonra iğneler aracılığıyla uygulanmaktadır. Uygulanan bölgede ciltte yenilenme ve kollajen artışı izlenir. Ortaya çıkan bu etki 12 ay ile 48 ay arası devam edebilmektedir. 

Kök hücre tedavisi 2 hafta ara ile 2 seans şeklinde uygulanmaktadır.

Otolog Fibroblast Hücre Tedavisi Etkisi Ne Zaman Görülür?

Otolog fibroblast hücre tedavisi etkilerinin ortaya çıkması hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Bu nedenle net bir bilgi vermek doğru değildir. Fakat genellikle 2. uygulamadan sonra etkileri gözlenmeye başlar. Aynı zamanda tedavinin etkisi 12. aya kadar artarak devam eder.

Kök hücre tedavisi kollajen dediğimiz proteinin üretimini de arttırdığı için, zaman içinde sıkılaşma etkisi de izlenmeye başlanır. Dolayısıyla kök hücre tedavisi uzun süreli bir etkiye sahiptir. Mevcut araştırmalar 4 – 5 yıl etkisinin devam ettiğini göstermektedir.

Kök Hücre Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?

Kişinin kendi dokusu kullanıldığı için alerjik reaksiyon görülme ihtimali çok zayıftır. Kök hücre tedavisi sonrasında en sık görülen yan etki enjeksiyon bölgelerinde kızarıklık ve morluktur. Ortaya çıkan kızarıklık ve morluklar ortalama 3 gün içinde gerilemektedir.

Kök Hücre Tedavisinin Diğer Yöntemlere Göre Avantajları Nelerdir? 

Dolgu ya da botoks yöntemleri gibi ani bir etki başlangıcı beklenmemelidir. Etki kademeli olarak 12. aya kadar artarak devam eder. Dolgu ve botoks uygulamasına göre daha uzun vadede etkisini gösterir fakat kalıcılığı da daha uzundur. Dermatoloğunuzun önerisi doğrultusunda diğer yöntemlerle birlikte kullanılabilmektedir.